Analizleri

FİYAT TEKLİFİ ALIN

Test Talepleriniz İçin Bize Ulaşabilirsiniz.

TEKLİF AL

Analizleri Mevzuata Uygunluk

Gıda ürünlerinde, mevzuata uygunluk kapsamında yapılan çalışmalarda; "Gıda Güvenliği ve Kalitesinin Denetimi ve Kontrolüne Dair Yönetmelik” esas alınmaktadır.

Türkiye’nin birçok yerinde hizmet veren laboratuvarlarımızda TÜRKAK akreditasyonu ile ilgili yasal düzenlemelere ve standartlara uygun bir şekilde gıda güvenliğinin ve kalitesinin sağlanması için gerekli "Mevzuata Uygunluk" çalışmalarını sürdürmektedir.

BULAŞANLAR TAYİNİ

Mikotoksinler Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliğine göre; “Belirli çevre koşullarında bazı küfler tarafından gıdalarda üretilen, toksik sekonder metabolitler” olarak tanımlanır. Bu toksinler, insan ve hayvan sağlığını olumsuz etkilemektedir. Mikotoksinleri oluşturan mantarlar, rüzgar ile her yere taşınabilirler. Yeryüzündeki mahsüllerin dörtte birinin mikotoksinlerle kontaminasyon riskinin olduğu bilinmektedir. Gıdaların üretim, depolama ve taşıma aşamaları kontaminasyon için en uygun süreçlerdir.

Günümüzde 400’den fazla mikotoksin varlığı bilinmektedir. Mikotoksinler, funguslar tarafından üretildikten sonra gıda maddelerinin maruz kaldığı ısıl işlemler dahil dış etmenlerden etkilenmezler.

Okratoksin A Analizi

Aspergillus ve Penicillium mantarlarının birçok türü tarafından üretilen mikotoksinlerdir. Bu mantarlar çok yaygın olarak bulunurlar ve gıda maddeler ile yemler aracılığıyla büyük risk oluşturmaktadırlar. Hayvanlarla yapılan deneyler Okratoksin A’nın hedef organının böbrek olduğunu göstermiş, hayvanların yanı sıra insanları etkileyen çeşitli böbrek hastalıklarından da sorumlu olduğu bildirilmiştir.

Deoksinivalenol Analizi

Deoksinivalenol; mısır, arpa, buğday gibi tahıllarda yaygın olarak bulunabilen fusarium cinsi mantarlar tarafından sentezlenen bir mikotoksindir. Deoksinivalenol, insanlarda kusma ve deri rahatsızlıklarına neden olabilirken, hayvanlarda kilo kaybına neden olmaktadırlar. Deoksinivalenol, çok yüksek sıcaklıklara karşı dirençlidir. Bu nedenle gıdalara uygulanan ısıl işlemler deoksinivalenole etki etmez. Deoksinivalenol mikotoksinine karşı kimyasal bir ürün ile müdahele etmek de gıda sağlığı açısından zararlı olabileceğinden, en etkili yöntem olarak ozonlama işlemi ile müdahele edilebilmektedir.

Zearalenon Analizi

Zearalenon; mısır, arpa, buğday gibi tahıllarda yaygın olarak bulunabilen fusarium cinsi mantarlar tarafından sentezlenen bir mikotoksindir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yayınlanan Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliğinde, zearalenon için izin verilen limitler belirtilmiştir. Zearalenon mikotoksininin, limitlerin üzerinde tüketilmesi insan sağlığını olumsuz etkileyebilir.

T2, HT2 Analizi

T2, HT2, mikotoksinleri; trikotesen mikotoksin türüdür. Fusarium spp. Mantar cinslerinin oluşturduğu toksinlerdir. Gıdaların ısıl işlem görmesi sonucu zarar görmezler.

Citrinin Analizi

Citrinin; Penicillium, Aspergillus ve Monascus türleri tarafından mikotoksindir. Citrinin gıdalarda çoğunlukla Okratoksin A (OTA) ile birlikte oluşmaktadır.

Alterneria Analizi

Alterneria toksinleri; meyve ve sebzelerde, yaplı tokhumlarda ve tahıllarda yygın olarak bulunan alterneria mantarlarının oluşturdukları toksinlerdir. Alterneria toksinlerinin en çok bilinen 5 türü vardır:

- Tenuazonic Asit (TeA)

- Tentoksin (TEN)

- Aternariol (AOH)

- Alternariol monometil eter (AME)

- Altenuene (ALT)

Alterneria toksinleri özellikle, hücrelerde mitokondri, kloroplast, golgi kompleksi, çekirdek gibi hücre metabolizmasını etkilerler.

Fumonisin Analizi

Fumonisin mikotoksinleri, fusarium türleri tarafından üretilen, toksik etkili, en son keşfedilen mikotoksinler arasındadır. Fumonisin mikotoksinleri kendi aralarında B1, B2, B3 türleri olarak ayrılmaktadır. Doğada en çok B1 türü görülür. Fumonisin mikotoksinleri en fazla mısırda görülür ve hasatı sırasında yayılır. Fumonisin mikotoksinleri, çok zararlı toksik maddelerdir. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda beyin hasarlarına, akciğer ödemine ve karaciğer kanserine neden olduğu saptanmıştır. Bu nedenle Uluslararası kanser Araştırma Ajansı tarafından potansiyel kanser riski taşıdığı kabul edilmiştir ve kanserojen madde listesine girmiştir. Gıda maddelerinde bulunması kesinlikle kabul edilemez. Fumonisin mikotoksinleri, ısıl işlemler ile zarar görmezler.

Patulin Analizi

Patulin, Penicillium expansum tarafından oluşturulan ve meyvelerde bulunabilen bir mikotoksindir. Yapılan çalışmalar sonunda, toksik, mutajen, teratojen ve kanserojen olduğu belirlenmiştir. İnsanlar tarafından tüketildiğinde mide ve sindirim rahatsızlıklarına neden olmaktadır. Patulin, meyve sularında ve işlenmiş meyve ürünlerinde kalite kriteri olarak görülmektedir. Patulin en fazla elma, ekmek, hububat, peynir, armut, kayısı ve şeftali gibi gıda maddelerinde bulunmaktadır.

Aflotoksin Analizi

Aflotoksinler; akciğer hastalıklarına, kanserojen ve teratojenik etkilere, kanamalara ve bağışıklık sisteminde baskı gibi olumsuz etkilere neden olurlar. Aflotoksinlerin belirlenmesinde, ince tabaka kromatografisi, kapiler elektroforez, ELISA, yüksek basınçlı sıvı kromatografisi, gaz kromatografisi ve kromatografik metotların kütle spektroskopisi ile birlikte kullanımı gibi metotlar kullanılmaktadır. Aflatoksin B1, B2, G1,G2 olmak üzere 4 farklı çeşidi vardır. Aynı zamanda ‘Süt Toksini’ olarak da bilinen Aflotoksin M1, Aflatoksin B1 ‘in yemler aracılığıyla hayvan vücuduna geçmesi ve metabolize olarak sütte M1 olarak ortaya çıkmasıyla insanlara geçer. Aflotoksin B1 ve B2 ultraviyole ışık altında mavi floresans, G1 ve G2 ise yeşil floresans verirler. Aflatoksinlerin toksisite sıralaması B1>M1>G1>B2>G2 şeklindedir.

Mikotoksin Analizi Akreditasyon Kapsamımızda Çeşitli Gıda Maddelerinde Gerçekleştirilmektedir

Tahıl ve Tahıl Ürünleri

Kurutulmuş Meyve ve Sebze

Bebek ve Çocuk Ek Gıdaları

Kahve ve Kahve Ürünleri

Kakao ve Kakaolu Ürünler, Çikolata

Şarap

Tahıl ve Tahıl İçerikli Ürünler

Kuruyemişler, Yağlı Tohumlar ve Bunlardan Elde Edilmiş Ürünler

Baharat ve Baharat Karışımları

Ağır metaller insan vücudunda akut ve kronik rahatsızlıklara yol açabilen ve gıdalarda bulunması kabul edilmeyecek önemli kontaminantlardır. Özellikle gıdalara hasat, işleme, depolama gibi aşamalarda bulaşabilmektedir.

Ağır metallerin insan sağlıkları üzerindeki toksik etkileri nedeniyle “Türk Gıda Kodeksi Bulaşan Tebliği” kapsamında sınırlamalar getirilmiştir. Genel olarak; arsenik, kurşun, cıva, krom, çinko, kadmiyum, bakır ve nikel gibi ağır metaller genel kirletici olarak ilk sırada gelmektedir.

Türk Gıda Kodeksi Bulaşan Tebliği kapsamında gıda maddelerinde ağır metal analizleri düzenli olarak gerçekleştirilmeli ve tüketiciye ulaşan ürünün güvenliği kontrol altında tutulmalıdır.

Gıdalarda “Ağır Metal Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Akrilamid, Maillard reaksiyonu sonucu oluşan toksik nitelikli, yapısında vinil grubu bulunan, kristal yapılı, beyaz renkli ve katı, hafif asidik bir bileşiktir. Akrilamid; suda, etanolde ve asetonda çözünebilir özelliktedir. Gıdaların; yüksek sıcaklıklarda pişirilmesi ve kızartılması gibi durumlarda, bileşimi indirgeyici şeker ve serbest asparajinden oluşan ürünlerde tespit edilebilir bir bileşendir.

Gıdalara uygulanan; kavurma, kızartma ve yüksek sıcaklıkta pişirme işlemlerinden sonra akrilamid oluşumu görülmektedir. Akrilamid; kavrulmuş kahve, kakao çekirdekleri, patates cipsi ve kızartması, ekmek ve keklerde yüksek oranda tespit edilmiştir.

“Akrilamid Tayini” Unlu Mamüller, Kızartılmış Ürünler üzerinde gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Akrilamid Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Erusik asit, kolza bitkisinde yüksek oranlarda bulunan uzun zincirli doymamış bir yağ asididir. Erusik asit, insan sağlığına zararlı etkileri nedeniyle kullanımı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Türk Gıda Kodeksi Belirli Gıdalarda Erusik Asit Seviyesinin Resmi Kontrolü İçin Numune Alma ve Analiz Metodu Kriterleri Tebliğinde” belirtilen miktarlarla sınırlandırılmıştır.

Erusik asitin insan sağlığına zararları nedeniyle yağlarda analizi önemli ve kontrol altında tutulması gereken bir parametredir.

“Erusik Asit Tayini” hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlarda gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Erusik Asit Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Poliklorlu bifeniller (PCB), her biri altı karbon içeren iki benzen halkasından oluşan bir molekül olan bifenile bağlı klor atomundan oluşan organik bileşiklerdir. PCB’ler, kokusuz, tatsız, berrak ile açık sarı renginde viskoz sıvılardır. PCB’lerin üretimi yüksek toksisite nedeniyle yasaklanmıştır. PCB’ler, hayvanların vücudunda biriken, çevre kirliliğine neden olan, kalıcı organik kirletici madde olarak sınıflandırılmaktadır.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından “Türk Gıda Kodeksi Belirli Gıdalarda Dioksinlerin, Dioksin Benzeri Poliklorlu Bifenillerin ve Dioksin Benzeri olmayan Poliklorlu Bifenillerin Seviyesinin Resmi Kontrolü için Numune Alma, Numune Hazırlama ve Analiz Metodu Kriterleri Tebliği” yayınlanmıştır. Bu tebliğ ile belli gıdalarda bulunan poliklorlu bifenillerin seviyesinin kontrolü için numune alma ve analiz yöntemleri düzenlenmektedir.

Söz konusu tebliğde et, süt, balık, yağlar ve yem maddelerinde PCB’lerin tanımlanması ve hesaplanması için doğrulama yöntemleri belirtilmiştir.

“İndikatör Poliklorlu Bifenillerin (PCB) Toplamı Tayini” gıda (yaş ağırlık üzerinden verilen gıdalar), gıda katkıları ve gıda takviyeleri, su ürünleri, bebek mamaları, bebek ve küçük çocuk ek gıdası, devam formülleri, yem ve yem katkı maddeleri üzerinde gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “İndikatör Poliklorlu Bifenillerin (PCB) Toplamı Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

İnsan kaynaklı organik maddelerin eksik yanması ile oluşmaktadır. PAH’lar karasal ve sucul ekosistemlerde uzun süre kalabilmektedir. Böyle olunca hava, toprak, su ve gıda maddelerine karıştıkları zaman, insan sağlığını tehdit eden önemli çevresel kirleticiler arasına girmektedir.

Polisiklik aromatik hidrokarbonlar, toksik, kanserojenik ve mutajenik özellikler taşımaktadır ve bu tehlikeleri yüzünden çevrede ve gıda ürünlerinde bulunan miktarları, insan sağlığı için tehlike yaratmaktadır.

Toksisiteleri ve en fazla karşılaşılan türleri ele alınarak, Amerika Çevre Koruma Ajansı tarafından PAH’ların sayısı 16 olarak belirlenmiştir. Bunlar arasında en dikkat çekenler şunlardır: benzo(a)antrasen, benzo(a)piren, benzo(b)floranten ve krisen. Bu bileşeklerin öne çıkmasının nedenleri, toksisiteleri ve zararlı etkilerinin fazla olması, insanların daha fazla maruz kalma riski olması, tehlikeli atık bölgelerinde oluşma sıklığı ve bunlar hakkında daha fazla bilginin mevcut olmasıdır.

Gıdalarda “PAH Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

KALİTE TESTLERİ

Yüksek tüketim miktarlarına bağlı olarak alkollü içecek sektörü değer kazanmıştır ve insan tüketimine sunulan her ürün belirli kalite testlerinden geçmek zorundadır.

% hacmen alkol tayini işlemi özellikle alkollü içeceklerde belirtilen alkol miktarının doğrulanması ve alkolsüz içecek olarak piyasaya sürülen ürünlerin analiz edilerek tüketicinin doğru bilgilendirilmesi açısından önemlidir.

Hacmen alkol tayini temel olarak şarap, bira, votka, rakı, alkolsüz içecekler ve meyve suları gibi içeceklerdin içerdiği alkol miktarının gravimetrik olarak ölçülmesi esasına dayanmaktadır.

“% Hacmen Alkol Tayini” tespiti, fermente alkollü içkiler, distile alkollü içkiler, bira ve alkolsüz içkilerde analiz edilmektedir.

Gıdalarda “% Hacmen Alkol Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Etil alkol, alkollü içecek üretiminde kullanılan tek alkol türüdür. Etanol olarak da adlandırılan berrak, renksiz, hoş kokulu ve yanıcı bir sıvıdır.

Etil alkol, bitki ve meyvelerin damıtılmasıyla elde edilerek alkollü içeceklerin üretiminde kullanılmaktadır. Odunun damıtılmasıyla elde edilen metil alkol ise zehirli ve zararlı bir alkoldür. Genellikle alkollü içeceklerde taklit ve tağşişinde kullanılır.

Etil alkol tayini işlemi de özellikle alkollü içeceklerde belirtilen alkol miktarının doğrulanması ve alkolsüz içecek olarak piyasaya sürülen ürünlerin analiz edilerek tüketicinin doğru bilgilendirilmesi açısından önemlidir.

“Etil Alkol Tayini” alkollü ve alkolsüz içeceklerde analiz edilmektedir.

Gıdalarda “Etil Alkol Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Metil alkol (Metanol, Odun alkolü), çok az miktarının bile körlüğe neden olduğu zehirli bir maddedir.

Özellikle alkol fiyatlarının artışı ile merdiven altı üretim, tağşiş uygulamaları da artış göstermiştir. Tehlikeli bir madde olmasına rağmen sahte içki üretiminde metil alkol kullanılmaktadır.

Fermentasyon ürünlerinde pektinin parçalanması ile doğal olarak bulunan metil alkol, meyve damıtık içkilerinde hacmen % 0,3-0,9 oranında bulunmaktadır.

Metanolün insan sağlığına zararlı olmasının nedeni, vücutta formaldehite sonra da formik asite dönüşmesidir. Öldürücü doz 50-75 g olarak kabul edilmektedir. Metil alkol zehirlenmesi ile görme zayıflığı, körlük, titreme nöbeti, kalp ve kas zayıflaması gibi rahatsızlıklar görülür.

“Metil Alkol Tayini” fermente ve distile alkollü içkiler üzerinde gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Metil Alkol Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Gıdalarda bulunan organik asitler; aroma, tat, renk, parlaklık stabilite ve kalitesini koruma da etkilidir. Kontrollü ve kontrolsüz olarak mikroorganizmaların faaliyeti ile açığa çıkabilirler. Gıda işlenirken ekşi tat vermek ya da bozulmadan saklamak için gıdaya eklenebilirler.Özellikle üretim döneminde yapılacak tüm işlemler gıdanın asitliği dikkate alınarak gerçekleştirilmektedir. Bir gıdanın pH derecesi bilinmeden ısıl işlem koşullarının belirlenmesi mümkün değildir. Ayrıca asitlik miktarı gıdanın depolanma koşullarının belirlenmesini de etkilemektedir.

Reçel ve marmelat gibi ürünlerin üretiminde sürekli olarak pH derecesinin ölçülmesi kontrol altında tutulmasını gerektirir. Aynı şekilde; çeşitli soslar, ketçaplar veya sebze konservelerinde, zeytinin ya da peynirin olgunlaşması gibi asit fermentasyonlarında da pH derecesinin ölçümü çok önemlidir.

Asitlik tayini ile ilgili iki kavram vardır: Gerçek (Etkin) Asitlik, Toplam Asitlik

pH metre ile ölçülür ve dissosiye olmuş hidrojen iyonlarının derişimi ile ilgilidir.

Toplam Asitlik: Asidin zayıf veya kuvvetli olduğuna bakılmaksızın toplam asit miktarını ifade eder. Titrasyon yoluyla belirlenen asitlik miktarıdır.

“Asitlik Tayini” çeşitli gıda ürünleri, süt ve süt ürünleri, sebze ve meyve mamüllerinde gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Asitlik Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliğine göre, gluten “Bazı bireylerin duyarlı oldukları, suda ve 0,5 M sodyum klorür çözeltisinde çözünmeyen ve çavdar, buğday, yulaf, arpa ve türevlerinden gelen bir protein fraksiyonu” olarak tanımlanmaktadır.

Gluten tayini; özellikle çölyak hastalığı denilen, glutene karşı aşırı duyarlılık yaşayan insanların sağlığı açısından önemlidir. Çölyak hastalığı buğday, arpa, çavdar ve yulafta bulunan glutene karşı ince bağırsağın aşırı duyarlılık sonucu gelişen ve ömür boyu tek gıda alerjisidir. Çölyak hastaları glutenli gıdaları sindirmez ve zamanla ince bağırsaklarında bulunan villusların zarar görmesiyle besin emilimleri bozulur ve rahatsızlanırlar.

Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliğinde; glüten bulunan ürünlerin etiket üzerinde nasıl belirtilmesi gerektiği bilgileri yer almaktadır. Etiket üzerinde belirlenen glüten miktarına bağlı olarak “gluten intoleransı olan bireyler için uygundur” veya “çölyak hastaları için uygundur” ifadeleri kullanılabilir.

“Gluten Tayini” işlemi Glutensiz ve Gluteni Azaltılmış Tüm Gıdalarda gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Gluten Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Hidrojen peroksit (H2O2), alkolde çözünen, soluk mavi renkte, akmazlık değeri sudan yüksek olan, beyazlatıcı, oksitleyici ve mikroorganizmalar üzerinde öldürücü etki gösteren bir maddedir. Hidrojen peroksidin %30’luk çözeltisine “perhidrol”denir.

İnsan tüketimine sunulan gıda maddelerinin yetiştirilmesi, paketlenmesi gibi işlemlerde antimikrobiyal özelliği nedeniyle kullanılmaktadır.

Gıda sanayinde; hayvan yemi, mısır şurubu, damıtılmış içkiler, kurutulmuş yumurta, yağ asit, nişasta, esterleri içeren emülsifiyeler,çay, şarap, üzüm sirkesi ve paketleme materyallerinde kullanıldığı gibi özellikle süt teknolojisinde; süt, krema, peynir suyu, dondurma miksi ve salamura dezenfeksiyonunda kullanıldığı çeşitli kaynaklarda belirtilmektedir.

Su ürünleri sektörü açısından, iyi bir dezenfektan olması nedeniyle bazı balık hastalıklarının önlenmesi, balık yumurtalarının bakteriyel ve fungal etkenlere karşı korunmasında kullanılmaktadır. Su ürünleri işleme sektöründe de renk ağartıcı ve balık fietosunun dezenfeksiyonunu sağlamak amacıyla kullanılmaktadır.

Hidrojen peroksidin (H2O2), kontrolsüz kullanımı nedeniyle gıdalardaki miktarı tespit edilmeye başlamıştır.

Gıdalarda “Hidrojen peroksit Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Hidroklorik asitte çözünmeyen kül tayini gıda ve yemlerde yapılan önemli bir analizdir. Gıda ve yemlerde toplam külün HCl asit çözeltisi ile reaksiyona sokulmasından sonra geride kalan asitte çözülmeyen kül miktarının belirlenmesi ilkesine dayanmaktadır.

Analiz sonuçları Türk Gıda Kodeksi tarafından hazırlanan tebliğler baz alınarak değerlendirilir. HCl asit içerisinde çözünmeyen kül miktarı en fazla % 1 olmak zorundadır.

Gıdalarda “Hidroklorik Asitte Çözünmeyen Kül Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

İyot sayısı; 100 gram yağda çift bağlarla reaksiyona giren iyot miktarının gram cinsinden ifadesidir.

İyot sayısı genel olarak; yağın doymuşluk ve doymamışlık derecesi, kuruma özelliği, hidrojenasyon işlemi ve yağa başka yağın karışıp karışmadığı hakkında bilgi verir. İyot indisi 100 ün üzerinde olan yağlarda kuruma görülür.

“İyot Sayısı Tayini” hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlarda gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “İyot Sayısı Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Kafein, matein ve guarinin olarak da bilinen bir alkaloiddir. Çay, kahve gibi gıdalarda ve az miktarda da kakaoda olmak üzere birçok bitkinin yaprağında, tohumunda ya da meyvesinde doğal olarak bulunur. Kola gibi bazı gazlı içeceklerde lezzet vermesi amacıyla kullanılmaktadır.

İçeceklerde bulunan kafein miktarı yasal düzenlemelerle sınırlandırılmıştır. Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği kapsamında etikette kafein miktarının belirtilmesi ve belirtilen miktarın doğruluğunun kontrolü açısından önemli bir parametredir.

Gıdalarda “Kafein Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Gıdalarda klorür tayini özellikle tuz içeriği ile olan ilişkisi nedeniyle işlenmiş gıdalardaki seviyelerinin tespiti ve kaliteyi kontrol edebilmek açısından önemlidir.

Klorür tayini; ketçap, mayonez, hardal, salata sosu, süt ürünleri, et ürünleri, patates cipsi, kraker, simit, çerez, hazır yemek, sebze suları, düşük veya yüksek klorür içerikli numunelerde gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Klorür Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Bağ doku; vücudun çeşitli kısımlarını birbirine bağlayan ve vücudu kitle halinde tutan dokudur. Et teknolojisinde kalite ve teknolojik açıdan bağ doku kaynaklı protein oranı önem taşımaktadır. Ayrıca bağ doku proteinleri vücut tarafından sindirilemediği için etin besinsel kalitesi açısından da önemlidir.

Kolajen, bağ dokuyu oluşturan temel yapı maddesidir. Hidroksiprolin ise sadece kolajeni oluşturan aminoasitler içerisinde yer alan bağ dokuya özgü bir aminoasittir. Hidroksiprolin miktarı kolajen proteini içerisinde sabit oranda (%12,5) bulunur. Buna bağlı olarak et ve et ürününde hidroksiprolin miktarı belirlenerek kolajen bağ doku miktarı da belirlenmiş olur.

Bağ doku miktarı özellikle salam, sosis, sucuk gibi et ürünlerinde tayin edilmektedir.

Gıdalarda “Kolajen Ve Hidroksiprolin Tayini (Bağ Doku Tayini)” için bize ulaşabilirsiniz.

Doğrudan veya dolaylı yollardan oluşan çevre ve toprak kirliliği, gıda kaynaklarının da kirlenmesine neden olmaktadır. Kodeks Alimentarius Komisyonuna (KAK) göre; gıda kontaminantları, gıdalara istenilerek katılmayan ancak işleme, hazırlama, depolama, ambalajlama ve taşıma gibi işlemlerle ya da çevre kirliliği nedeniyle bulaşan kimyasal maddeler olarak tanımlanır.

Özellikle Alüminyum (Al), Antimon (Sb), Arsenik (As), Bakır (Cu), Baryum (Ba), Berilyum (Be), Bor (B), Civa (Hg), Çinko (Zn), Demir (Fe), Fosfor (P), Galyum (Ga), Gümüş (Ag), Kadmiyum (Cd), Kalay (Sn), Kalsiyum (Ca), Kobalt (Co), Krom (Cr), Kurşun (Pb), Lityum (Li), Magnezyum (Mg), Mangan (Mn), Molibden (Mo), Nikel (Ni), Potasyum (K), Selenyum (Se), Sezyum (Cs), Sodyum (Na), Tellür (Te), Vanadyum (Vn) gibi elementlerin gıda maddeleri ile tüketilmesi insan sağlığı açısından zararlı ve kabul edilemezdir. Bu nedenle, bulaşan maddeler Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliğinde limitleriyle birlikte belirtilmişlerdir.

“Metaller ve Diğer Elementler Tayini” işlemi çeşitli gıdalarda ve gıda katkı maddelerinde gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Metaller ve Diğer Elementler Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Nitrat, nitrit asit tuzudur. Nitrat, tüm meyve ve sebze, tahılların doğal bileşenidir. Nitrit; et, balık ve tavuk gibi gıdaların korunmasında kullanılan bir katkı maddesidir.

Nitrat ve nitrit gıda maddelerine; etin rengini stabilize etmek, ete karakteristik bir tat verebilmek, mikroorganizmanın gelişmesini engellemek, oksidatif bozulmaları engellemek gibi nedenlerden dolayı ilave edilmektedir.

Nitrit, ortamın asitliğini artırarak antibakteriyal etki yapar. Özellikle Clostridium spp. ve bazı Stafilokoklar üzerinde etkilidir.

Mikrobiyolojik ve kimyasal açıdan hassas ve riskli besinler olan bebek mamalarında nitrat ve nitrit tayini önemli bir parametredir.

Gıdalarda “Nitrat Ve Nitrit Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Yağlarda peroksit tayini, içeriğinde bulunan aktif oksijen miktarının bir ölçüsü olup, 1 g yağda bulunan peroksit oksijeninin mikrogram olarak miktarıdır.

Yağların bozulmaları çoğunluklar depolama safhasında; oksijenin, metal iyonlarının, sıcaklığın, ışığın vs. etkileriyle gerçekleşmektedir.

Yağlarda deodorizasyon işleminin etkin bir şekilde yapılıp yapılmadığının tespiti peroksit miktarı ile belirlenir. Ayrıca peroksit tayini, oksidasyon derecesi hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayan bir parametredir. Yağların acılaşma (bozulma) durumlarının tespiti için peroksit değeri tayini ya da kreiss testi uygulanır.

“Peroksit Değeri Tayini” hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlarda gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Peroksit Değeri Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Yağlarda peroksit tayini, içeriğinde bulunan aktif oksijen miktarının bir ölçüsü olup, 1 g yağda bulunan peroksit oksijeninin mikrogram olarak miktarıdır.

Gıdalarda bulunan organik asitler; aroma, tat, renk, parlaklık stabilite ve kalitesini koruma da etkilidir. Gıdalarda asitlik tayini konusu çok önemlidir. Özellikle üretim döneminde yapılacak tüm işlemler gıdanın asitliği dikkate alınarak gerçekleştirilmektedir. Bir gıdanın pH derecesi bilinmeden ısıl işlem koşullarının belirlenmesi mümkün değildir. Ayrıca asitlik miktarı gıdanın depolanma koşullarının belirlenmesini de etkilemektedir.

pH, asitliği yani asitlik derecesini veya asitliğin gücünü ifade eden bir terimdir.

Gıdalarda “pH Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Reichert-Meissl sayısı tayini, tereyağına, taklit ve tağşiş amaçlı farklı yağların katılıp katılmadığının tespit edilmesi için kullanılan parametredir.

Reichert-Meissl sayısı, 5 gram yağdaki su buharı ile uçan ve suda çözünmeyen yağ asitlerini açıklayan bir değeri ifade eder. Reichert-Meissl sayısı, tereyağının sabunlaştırılmasından sonra süt yağlarının düşük moleküllü yağ asitlerinin su buharıyla uçurularak damıtılması ve damıtma ürününün bir toplama kabında toplanarak bir alkali çözeltisiyle titre edilmesini esas almaktadır.

“Reichert-Meissl Sayısı Tayini” hayvansal, bitkisel katı ve sıvı yağlarda gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Reichert-Meissl Sayısı Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Gıda ürünlerinde en temel ve önemli analizlerden biri su miktarının belirlenmesi analizidir. Gıda ürününden su uzaklaştırıldıktan sonra geriye “toplam kuru madde” kalmaktadır. Bir gıda ürününde kuru madde miktarı su oranı ile ters orantılıdır. Su oranı artıkça gıdadaki nem oranı azalır.

Gıdalarda rutubet miktarına bakılma sebepleri; standartlara uygunluğun kontrol edilmesi, ticari değerinin belirlenmesi, stabilitesi ve muhafaza süresinin belirlenmesi, besin değerlerinin belirlenmesi, ambalajlama ve nakliye şartlarına uygunluğunun belirlenmesi gibi önemli sebeplerdir.

“Rutubet ve Uçucu Madde Tayini” gıda, tahıl ve tahıl ürünleri, et ve et ürünleri, kurutulmuş meyve ve sebzeler, kuruyemişler ve yağlı tohumlar, şeker ve şekerli ürünler, süt ve süt ürünleri, baharat ve baharat karışımlarında gerçekleştirmektedir.

Gıdalarda “Rutubet ve Uçucu Madde Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Sabun sayısı tayini, yağlarda çözünmüş olarak bulunan sabunun oleat olarak miktarının belirlenmesi esasına dayanır. Yağların, kuvvetli asitlerle işlem görmesi veya basınç altında su ile ısıtılması sonucu yağ asitleri sabuna dönüşmektedir.

Türk Gıda Kodeksi Bitki Adı ile Anılan Yağlar Tebliği’ne (Tebliğ no: 2012/29) göre yağlarda sabun sayısı kalite kriterleri kapsamında belirtilmiştir.

Yağlarda yapılan yıkama işlemine ya da beyazlatma işlemlerine göre sabun miktarı farklılık göstermektedir. Bu nedenle yağlar üzerinde yapılmış işlemler konusunda fikir sahibi olabilmek için sabun miktarının belirlenmesi önemlidir.

“Sabun Sayısı Tayini” hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlarda gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Sabun Sayısı Madde Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Sabunlaşma sayısı tayini, sabit yağlar, uçucu yağlar, balsam, mum ve reçinelerde yapılanbilen bir test işlemidir. Yağ içerisindeki sabunlaşan madde miktarı farmakope değerlerinin dışında ise yağda tağşiş yapıldığının göstergesi olabilir. Bu nedenle yağların saflığının belirlenmesi açısından sabunlaşma sayısı tayini önemli bir parametredir.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yayınlanan Türk Gıda Kodeksi Bitki Adı ile Anılan Yağlar Tebliği (Tebliğ no: 2012/29), Bitkisel Yağların Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri başlıklı ekinde (Ek 3), yağ çeşitlerine göre sabunlaşma sayılarını belirtmiştir.

“Sabunlaşma Sayısı Tayini” hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlarda gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Sabunlaş Sayısı Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Serbest yağ asitleri (free fats acids), trigliserit yapıya bağlı olmayan, serbest halde bulunan yağ asitleridir. Serbest yağ asitleri, ham yağda fazla miktarda bulunur.

Serbest yağ asitleri, yağlar açısından önemli bir kalite kriteridir. Yağın raf ömrü takip parametresi olarak serbest yağ asitliği kullanılmaktadır. Serbest yağ asitliğinin artması ile oksidasyon stabilitesi azalır ve yağ acılaşmaya başlar.

Ayrıca, ham yağın asit giderme (nötralizasyon) işleminde ne kadar kostik ile muamele edilmesi gerektiği, ham yağın serbest asit miktarı ile hesaplanmaktadır. Bu nedenle serbest yağ asitliği ve asit değeri sayısı tayini nötralizasyon takip parametresi olarak da kullanılan bir yöntemdir. Yağın istenilen asitlik seviyesine gelip gelmediği, proses aralarında alınacak yağ örneğinin asitlik kontrolü ile yapılabilmektedir.

“Serbest Yağ Asitliği ve Asit Değeri Sayısı Tayini” tespiti, hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlarda gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Serbest Yağ Asitliği ve Asit Değeri Sayısı Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Solventler (çözücü), genellikle bir malzemeyi, maddeyi çözmek ya da seyreltmek amacıyla kullanılan çok sayıda kimyasal maddeden oluşan organik sıvılardır. Çözücü; Türk Gıda Kodeksi Gıda Maddelerinin ve Gıda Bileşenlerinin Üretiminde Kullanılan Ekstraksiyon Çözücüleri Tebliğinde (Tebliğ No: 2013/45), Gıda maddesinin üzerinde veya içinde bulunan bulaşanlar da dahil olmak üzere gıda maddesini veya onun bir bileşenini çözen maddeler olarak tanımlanmaktadır.

Kağıt, karton, mukavva, alüminyum, teneke, cam, plastik gibi gıda ve yem ambalaj malzemeleri nedeniyle solvent kalıntısı tayini yapılması gereken bir parametredir.

Gıdalarda “Solvent Kalıntı Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Hayvansal ve bitkisel dokularda bulunan steroid yapıdaki steroller, sabunlaşmayan madde içeriğinde bulunur. Yağların parmak izi sayıldıkları için her yağ çeşidinin sterol kompozisyonu birbirinden farklıdır.

Sterol içeriğinin ve kompozisyonun tayini, tağşişlerin önlenmesi ve farklı yağ karışımlarının tespiti açısından önemli bir kalite parametresidir.

“Sterol İçeriğinin ve Kompozisyonunun Tayini” hayvansal yağlar, süt ve süt ürünlerinde gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Solvent Kalıntı Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Tağşiş saptama analizinde en önemli ve uzun olan sterol kompozisyonu belirleme işlemidir. Bir çeşit alkol grubu olan steroller her bitkisel yağda farklı bir yapı gösterirler. Yağların karıştırılması tayininde de kullanılan bir yöntemdir. Bitkisel yağların sterol kompozisyonlarının tespit edilmesi botanik orijinin belirlenmesinde oldukça önemlidir.

Eritrodiol ve uvaol bileşimi ise zeytinyağında bulunan iki önemli terpenik alkoldür. Çoğunlukla meyvelerin dış kabuklarında bulunurlar. Eritrodiol ve uvaol bileşimi tayini ile pirina yağı tağşişi tespit edilebilir.

“Sterol, Eritrodiol, Uvaol Bileşimi ve Miktarı Tayini” bitkisel yağlar üzerinde gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Sterol, Eritrodiol, Uvaol Bileşimi ve Miktarı Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Gıdalarda bulunan su; mobil, serbest ve bağlı su şeklinde farklı formlarda bulunur. Stabil üründe kritik noktayı belirlemek veya bozulmayı tahmin etmek için güvenilir bir parametre olarak kabul edilmesi için güvenilir bir yol olarak kullanılan tek bir parametre yoktur. Ancak su aktivitesi bu işlemler için oldukça kullanışlı bir parametre olarak kabul edilmektedir.

Genellikle su aktivitesi; gıdaların nem içeriğinden çok kimyasal, fiziksel ve biyolojik özellikleri ile daha yakından ilgilidir. Gıdalardaki su aktivitesi renk, yapı ve stabilite değişikliklerini etkilemektedir.

“Su Aktivitesi Tayini” gıda ürünleri üzerinde gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Su Aktivitesi Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Gıda maddesindeki toplam kuru maddenin suda çözünen kısmına briks denir.

Suda çözünür kuru maddeleri; ilk olarak fruktoz ve glukoz olmak üzere şekerler, sitrik asit, malik asit, tartarik asit gibi organik asitler oluşturur.

Briks özellikle gıdaların üretim aşamalarında, kalite kontrol amaçlı kullanılmaktadır. Meyvelerde olgunluğunun ve hasat zamanının takibi, meyve suyu, konserve ve salça gibi gıdaların işleme süreçlerinin sürekli takip edilmesi gibi işlemler için kullanılan bir parametredir.

Brisk tayini çoğunlukla; et ürünlerinde, süt ve süt ürünlerinde, sebze ve meyveler gibi nemi yüksek gıdalarda, meyve suyu, alkollü içecekler gibi sıvı gıdalarda yapılmaktadır.

Gıdalarda “Suda Çözünebilen Katı Madde (Briks) Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Sülfatlandırılmış kül tayini, glukoz şurubu, kurutulmuş glukoz şurubu, dekstroz veya dekstroz monohidrat ile dekstroz veya susuz dekstroz ürünlerinde tayin edilen bir kalite parametresidir.

Gıdalarda “Sülfatlandırılmış Kül Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Süt işletmelerinde, çiğ sütün kalitesini belirleyecek bazı parametreler vardır. Çiğ sütün yağ ve protein oranları, toplam bakteri sayısı ve somatik hücre miktarları mutlaka kontrol edilmesi gereken kalite belirleyen parametrelerdir.

En önemli parametrelerden olan süt yağının düşük olması ve yağ ile protein miktarlarının oranı asitlenme riski hakkında bilgi verir. Türk Gıda Kodeksi Çiğ Süt ve Isıl İşlem Görmüş İçme Sütleri Tebliği (Tebliğ No: 2000/6), çiğ sütün ve işlenmiş sütün taşıması gereken nitelikler ve sınır değerler konusunda temel alınmaktadır.

Tereyağı, yoğurt gibi süt ürünlerine bitkisel yağ katılması kesinlikle yasaktır. Ancak özellikle yoğurdun kıymetli yağı alınarak yerine tereyağı aroması ilave edilmiş margarin eklenerek “yağlı yoğurt” adı altında piyasaya sürülmektedir. Bu gibi durumların önüne geçilmesi için çeşitli test işlemleri gerçekleştirilmektedir.

“Süt Yağı Harici Yağ Aranması” süt ve süt ürünleri, hayvansal kaynaklı yağlar gibi ürünler üzerinde gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Süt Yağı Harici Yağ Aranması” için bize ulaşabilirsiniz.

Şekerin moleküler yapısı ve ürün içerisinde bulunan şeker miktarı çeşitli analiz yöntemleri ile tayin edilmektedir.

Meyve, sebze ve ürünlerinin belirli bir yöntemle elde edilen indirgen şeker ve sakkarozun toplamı, gıda maddelerinin toplam şeker içeriğini ifade eder. Şeker tayin işlemlerindeki tüm yöntemlerin temeli şekerlerin indirgen özelliğine bağlıdır.

Gıdalarda “Toplam Şeker, İnvert Şeker, Sakkaroz Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Uçucu olmayan eter ekstraktı tayini gravimetrik yöntem ile tespit edilmektedir. Baharat numunesi, dietil ile ekstraktsiyon yapılarak içindeki uçucu maddeler uzaklaştırıldıktan sonra kalan uçucu olmayan kalıntının tartılması esasına dayanmaktadır.

“Uçucu Olmayan Eter Ekstraktı Tayini” Baharat ve Baharat Karışımları üzerinde gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Uçucu Olmayan Eter Ekstraktı Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Uçucu yağ tanım olarak; aromatik ve uçucu yağ içeren bitkilerden genellikle distilasyon ile elde edilen, oda sıcaklığında sıvı, uçucu, kuvvetli kokulu ve yağımsı kompleks karışımlardır. Bu yağlar, açıkta bırakıldıkları takdirde oda sıcaklığında bile buharlaştıkları için, uçucu yağ veya eterik yağ olarak adlandırılır.

Uçucu yağların içerisinde; terpenik bileşikler, aromatik maddeler, düz zincirli hidrokarbonlar, azot ve kükürt taşıyan bileşikler bulundurur. Uçucu yağ miktarı, bitkilerde genel olarak % 1-2 oranında bulunmaktadır. Uçucu yağlar gıda sektöründe tat ve aroma verici maddeler olarak kullanılmaktadır. Baharatlarda bulunan uçucu yağlar, tat ve aroma verici olmasının yanı sıra koruyucu etkiye de sahiptir.

“Uçucu Yağ Tayini” Baharat ve Baharat Karışımları üzerinde gerçekleştirilmektedir.

Gıdalarda “Uçucu Yağ Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

Zeytinyağında ölçülen özgül absorbans değerleri 232 nm ile 270 nm’de ölçülen ve oksidasyona karşı dayanıklılıklarının göstergesi olarak kabul edilen bir kalite kriteridir.

hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca tağşiş varlığının tespitinde de kullanılan bir parametredir.

“UV Özgül Absorbans Değeri Tayini” tespiti, zeytinyağlarında analiz edilmektedir.

Gıdalarda “UV Özgül Absorbans Değeri Tayini” için bize ulaşabilirsiniz.

MİKROBİYOLOJİK TESTLER

Aerobik bakteri sayımlarında genel olarak; psikrofilik, mezofilik, termofilik gruplarında ve aerobik / anaerobik koşullardaki bakteri sayıları belirlenir. En yaygın olarak yapılan mikrobiyolojik analiz de ‘Toplam Mezofilik Aerobik Koloni Sayımı’ dır. Aerobik bakteri sayımı gibi analizler ile tüketilen gıdaların kalitesi hakkında fikir sahibi olabiliriz. Bu nedenle, üretilen gıdanın tüketime kadar geçtiği tüm aşamalar hakkında bilgi sahibi olabilmek için aerobik koloni sayımı gibi analiz işlemleri yapılmaktadır.

Toplam aerobik mikroorganizma sayımı, kalite parametrelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Toplam aerobik mikroorganizma sayımı ile gıdanın üretim, depolama ve taşıma gibi aşamalarının koşulları, katkı maddelerinin kullanımı ve raf ömrü hakkında bilgi sahibi olunabilir.

Gıdalarda “Aerobik Koloni Sayımı (Aerobik Bakteri Sayımı)” için bize ulaşabilirsiniz.

Tüm bakteri türleri oksijen ile olan ilişkilerine göre aerobik ve anaerobik olmak üzere ikiye ayrılır. Aerobik bakteriler tam oksijen derişimi dediğimiz %21 O2 varlığında solunum yaparlarken, anaerobik bakteriler ise oksijenli solunum yapamamaktadırlar.

Anaerobik bakteriler, insan ve hayvanların bakteriyel florası içinde doğal olarak bulunmaktadır. Anaerobik bakteriler en fazla cilt üzerinde gelişirler ve cilt tahrişlerine, apse oluşmasına ve irinlere neden olabilir. Anaerobik bakteriler gıda, yem veya kozmetik gibi ürünlerde analiz edilmektedir.

Gıdalarda “Anaerobik Koloni Sayımı (Aerobik Bakteri Sayımı)” için bize ulaşabilirsiniz.

Bacillus Cereus; aerobik, çubuk şeklinde, spor oluşturan, gram pozitif, toprak ve bitki yüzeyinde yaygın olarak bulunan bir bakteridir. Bacillus Cereus, oluşturdukları toksinlerden kaynaklı iki farklı zehirlenmeye neden olmaktadır.

Bacillus Cereus, aerobik spor oluşturan bir bakteri türüdür. Toprak kökenli olduğundan dolayı tarla ve bahçe ürünlerinde daha sıklıkla rastlanabileceği gibi et ve süt ürünlerinde de görülebilir. B. cereus, yaygın olarak süt, pirinç, diğer tahıllar, baharat, et ve tavuk gibi ürünlerde zehirlenmelere yol açabilir.

Gıdalarda “Bacillus Cereus Sayımı” için bize ulaşabilirsiniz.

Clostirdium Perfingens; anaerobik, gram pozitif, spor oluşturan çubuk şeklinde bir bakteri türüdür. Gıda sanayinde ‘Sülfat indirgeyen Clostridium’ olarak adlandırılan Clostirdium Perfingens, sütte gazlı fermentasyona neden olur ve nitratı indirger.

Clostirdium Perfingens, perfingens gıda zehirlenmesine neden olmaktadır. Perfingens gıda zehirlenmesi salgıladığı toksin nedeniyle diğer patojen bakterilerden kaynaklanan hastalıklara göre farklılık göstermektedir.

Clostirdium Perfingens, doğada çok yaygın bulunur. Bu nedenle, gıdalara bulaşmasını önlemek için hijyen ve sanitasyon şartlarının tam anlamıyla sağlanmış olması gerekmektedir.

Gıdalarda “Clostirdium Perfingens Sayımı” için bize ulaşabilirsiniz.

Cronobacter, ince ve kalın bağırsak iltihamına neden olan meraklı ve fırsatçı patojendir. Özellikle toz bebek mamaları için önemli bir parametre olan

Cronobacter spp. , Gıda ve Tarım Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü (FAO/WHO) yaptığı çalışmalar sonucu toz bebek maması tüketimine bağlı yaşanan sağlık sorunları oluşturdukları belirlenmiştir.

Doğada yaygın olarak bulunan C. sakazakii, et ürünleri, peynir, sebze ve baharat gibi gıda ürünlerinde ve süt tozu işletmelerinde, hastanelerde de bulunabilir. Sakazii'nin bebek mamalarında bulunması sebebiyle yüksek oranda bebek ölüm oranları oluşmaktadır. Bu sebepten mama üretimi yapan firmaların, ana ürün ve yan ürün kontrollerini en iyi şekilde yapması gerekir.

Enterobacter sakazakii (Cronobacter spp.) Aranması” analizini; süt ve süt ürünleri ile toz bebek mamalarında gerçekleştirmekteyiz.

Gıdalarda “Enterobacter sakazakii (Cronobacter spp.) Aranması” için bize ulaşabilirsiniz.

Enterobacteriaceae familyası gıda sektörünü en çok etkileyen bakterilerdir. Bu grupta bulunan bakteriler bir çok laboratuvarda rutin analizlere tabii tutulur aranır veya sayımı yapılır. Bunun yanı sıra Enterobacteriaceae sayımı da günden güne önem kazanıp bir kalite değeri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Enterobacteriaceae familyası içerisinde; toplam koliform bakteriler, fekal koliform bakteriler ve E. Coli yer alır. Sonuç olarak E.coli sayımının sonucu sıfır ise toplam koliform bakteri, fekal koliform bakteri ve Enterobacteriaceae sayısı da sıfır olacaktır. Bu bakteriler gıda mikrobiyolojisi laboratuvarlarında sıklıkla analizlerde aranır veya sayılır.

Gıdalarda “Enterobacteriaceae Sayımı” için bize ulaşabilirsiniz.

Gıda zehirlenmelerine neden olan, indikatör mikroorganizmalar gıda sanayinde hijyenik ve kaliteli üretim yapılıp yapılmadığının göstergesi kabul edilir.

Enterococcus, gram pozitif, fakültatif anaerobik, sporsuz ve hareketsiz bakterilerdir. Enterokoklar, sularda, toprakta, çeşitli besin maddelerinde, insan ve hayvanların bağırsaklarında bulunabilirler.

Genelde Enterococcus gıda işlenmesinde kullanılan ısıtma, kurutma, dondurma gibi işlemlere ve çeşitli temizlik işlemlerine karşı dirençlidir. Bu nedenle; ısıl işlem, dondurma gibi işlemlere tabi tutulan gıdalar için koliform bakterilere göre daha iyi bir sanitasyon işlemi gerekmektedir.

Gıda ürünlerinde, enterokoklar aranmakta ve alınan sonuca göre üretim, işletme hijyeni, personel hijyeni ve çalışma ortamı hakkında fikir sahibi olabilmekteyiz.

Gıdalarda “Enterococcus Sayımı” için bize ulaşabilirsiniz.

Gıdalarda, hastalık yapan ve asla bulunmaması gereken mikroorganizmalardan biri de koliform bakterilerdir. Koliform bakterilerin en bilineni ve zararlı olan Escherchia coli’ dir. E.coli, çoğunlukla memeli hayvanların bağırsaklarında yaşamaktadır. Bu nedenle gıdalara bulaşmış olması demek ürünün dışkı ile bir şekilde kontamine olması demektir.

E.coli, en tehlikeli patojen mikroorganizmalardandır. Vücut ısısında hızlı bir şekilde çoğalır ve ölümcül rahatsızlıklara neden olur. E.coli önemli bir hijyen kriteri kabul edilir. Bir gıda işletmesinde yüzey, personel ve kullanım sularında kontrol edilir.

Gıdalarda “Escherchia coli Aranması” için bize ulaşabilirsiniz.

Çeşitli hayvanların bağırsak floraları doğal olarak bulunan Campylobacter spp., insana bulaşarak hastalıklara neden olmaktadır. En çok Termofilik (Isıya Dirençli) Campylobacter spp. insan hastalanmalarında neden olan türüdür.

Termofilik Campylobacter spp. bakterilerine, en çok kanatlı hayvanlarda rastlanmaktadır. termofilik campylobacter ortamda çok düşük miktarda bulunsa dahi hastalık yapabilir.

Başta tavuk eti olmak üzere çiğ süt ve klorlanmış sular da termofilik Campylobacter bakterilerin bulaşma kaynağıdır.

Gıdalarda “Isıya Dirençli Campylobacter spp. Aranması” için bize ulaşabilirsiniz.

Stafilokoklar, insan sağlığını tehdit eden patojenlerdir ve genellikle el ve ayak derisinde, ağız-burun derisinde ve mukozasında, saç ve bıyık gibi kıl diplerinde görülür. Özellikle vücut direnci düşük, insanlarda enterotoksin varlığı ciddi problemler oluştururlar.

Staphylococcus aureus başta olmak üzere stafilokoklar, pişmiş ve yüksek protein miktarına sahip gıdalarda enterotoksin üretirler ve gıda zehirlenmelerine neden olurlar. 100 gramında en az 100 ng enterotoksin bulunan gıdanın tüketilmesi ile Stafilokokal Gıda Zehirlenmesi görülebilir.

Gıda ürünlerinde, Staphylococcus aureus aranmakta ve alınan sonuca göre üretim, işletme hijyeni, personel hijyeni ve çalışma ortamı hakkında fikir sahibi olabilmekteyiz.

Gıdalarda “Koagülaz Pozitif Stafilokokların Sayımı (Staphylococcus aureus ve diğer türler)” için bize ulaşabilirsiniz.

Laktik asit bakterileri özellikle süt, et ve sebze gibi besin içeriği bakımından zengin olan gıdalarda fazlasıyla bulunur. Laktik asit bakterilerin ortak özellikleri laktozdan laktik laktik asit oluşturmalarıdır.

Laktik asit bakterileri gıdalara kendine has bir koku ve aroma katmaktadır. Gıdalarda bulunan laktik asit, kan basıncını düzenleme, insanlarda bağışıklık sistemini güçlendirme, vücudu koruma, enfeksiyonları engelleme ve gibi etkileri vardır.

Gıdalarda “Laktik Asit Bakteri Sayımı” için bize ulaşabilirsiniz.

Sağlıksız ve uygun olmayan koşullarda üretilen tüm gıda ürünlerinin sebep olduğu bir hastalık da Listeria hastalığıdır. Listeria cinsi 6 tür içermektedir. Bunlar içinde insanlara patojen olan tek Listeria cinsi, Listeria monocytogenes’tir.

Özellikle Listeria monocytogenes, insanlarda ve hayvanlarda hastalığa neden olan en önemli gıda kaynaklı patojenlerden biridir. Listeria monocytogenes buzdolabı sıcaklıklarında gelişebilme ve çoğalabilme yeteneğine sahiptir, özellikle tüketime hazır gıdalarda önemli sorun teşkil etmektedir.

Gıdalarda “Listeria spp. Aranması Aranması” için bize ulaşabilirsiniz.

Küfler; “miselyum oluşturan çok hücreli funguslar”, mayalar ise “tek hücreli ve genellikle miselyum oluşturmayan yapılar” olarak tanımlanır. Maya ve küf tayini, gıda üzerindeki bakterilerin gelişimleri önlenir ve maya – küf izole edilerek sayılması esasına dayanır.

Maya ve küfler gıdada, yapı bozukluklarına, gaz oluşumuna, acı tat ve kötü kokuya neden olabildiği gibi salgıladıkları toksik madde nedeniyle gıda zehirlenmelerine de neden olurlar.

Maya ve küf özellikle açıkta pazarlanan, paketleme öncesi açık havaya maruz kalan, ambalaj materyalinden bulaşma olabilen, yıkama ve soğutma/dondurma dışında herhangi bir ısıl işlem görmeyen ürünler için bir kalite kriteridir.

Gıda ürünlerinde, küf ve maya aranmakta ve alınan sonuca göre üretim, işletme hijyeni, personel hijyeni ve çalışma ortamı hakkında fikir sahibi olabilmekteyiz.

Gıdalarda “Maya ve Küf Sayımı” için bize ulaşabilirsiniz.

Türk Gıda Kodeksi Fermente Süt Ürünleri Tebliğine göre, fermente süt ürünleri spesifik mikroorganizmaları raf ömrü sonuna kadar canlı, aktif ve Ek–2’ de belirtilen sayıda içermelidir. Ayrıca, ‘Ek–2’ de yer alan spesifik mikroorganizmaları canlı, aktif ve belirtilen sayıda sağlamayan fermentasyon sonrası ısıl işlem görmüş fermente süt ürünleri spesifik ürün tanımlarıyla adlandırılamaz’ ibaresi yer almaktadır.

“Spesifik Mikroorganizma Sayımı” analizini; yoğurt ve ayranda gerçekleştirmekteyiz.

Gıdalarda “Spesifik Mikroorganizma Sayımı” için bize ulaşabilirsiniz.

Stafilokokal enterotoksinler, basit proteinlerin suda çözünebilen bir grubudur. Enterotoksijenik stafilokoklar gıdalarda sindirim sistemi üzerinde etkili olan enterotoksinleri meydana getirirler ve “Stafilokokal Gıda Zehirlenmelerine” neden olurlar. S. aureusenterotoksin üreten stafilokok türleri arasında en önemlisidir.

S. aureus, özellikle gıda endüstrisinde çalışan kişilerin burnunda veya ellerinde bulunabilir. Gıda ürünlerinde, stefilokoklar aranmaktadır ve tespit edilmesi durumunda üretim, işletme hijyeni, personel hijyeni ve çalışma ortamı hakkında fikir sahibi olabilmekteyiz.

Gıdalarda “Stafilokokal Enterotoksin Aranması” için bize ulaşabilirsiniz.

Sülfiti indirgeyen tek Clostridium türü Cl. Perfingens’tir. Cl. Perfingens tanım olarak anaerobik, gram pozitif, spor oluşturan çubuk şeklinde bir bakteri türüdür. Gıda sanayinde ‘Sülfat indirgeyen Clostridium’ olarak adlandırılır. Cl. Perfingens, sütte gazlı fermentasyona neden olur ve nitratı indirger.

Cl. Perfingens, doğada çok yaygın bulunur. Bu nedenle, gıdalara bulaşmasını önlemek için hijyen ve sanitasyon şartlarının tam anlamıyla sağlanmış olması gerekmektedir.

Gıdalarda “Sülfit İndirgeyen Anaerobik Bakteri Sayımı” için bize ulaşabilirsiniz.

Vibrio spp. Yüzey sularında en fazla bulunan bakterilerdir. Vibrio spp. Gram negatif, virgül şeklinde, bir ucunda flagellası bulunan bakterilerdir. Çoğunlukla gıdalar ile insan vücuduna girer ve hastalıklara neden olurlar.

Deniz ürünleri üzerinde hızlıca çoğalan ve patojen olması nedeniyle gıda zehirlenmelerine neden olan Vibrio parahaemolyticus, Vibrio bakteri türlerinden biridir. Genellikle nehir, sahil ağızlarında bulunan bir bakteridir.

Vibrio cholerae, vibrio türlerinden hastalık yapan diğer bir türüdür. Soğuğa karşı drençli olan Vibrio cholerae, ısıl işleme, kurutma ve asitlere karşı duyarlıdır. Vibrio cholerae, kolera gibi ishal, kusma, çok miktarda sıvı ve elektrolit kabına neden olan rahatsızlıklar oluşturur. Özellikle alkali ve izotonik ortamlarda kolay çoğalabildikleri için mide ve ince bağırsakta hızlı bir şekilde çoğalabilirler. Isıya dirençsiz, antijenil ve sitopanik gibi özellikler gösteren kolerajeni toksinler oluşturmaktadırlar.

“Vibrio spp. (Vibrio parahaemolyticus ve Vibrio cholerae) Aranması” analizini; su ürünlerinde ve su içeren ürünlerde gerçekleştirmekteyiz.

Gıdalarda “Vibrio spp. (Vibrio parahaemolyticus ve Vibrio cholerae) Aranması” için bize ulaşabilirsiniz.

Bacillus subtilis bakterisinin gelişmesi ile ekmeklerde yapısal bozukluğa neden olan Rope, genellikle buğday tanesini dış kısmında bulunur. Bacillus subtilis sporları pişirme sıcaklıklarında canlılıklarını koruyabilirler. Bu nedenle özellikle ekmeklerde soğutma sonrası uygun su aktivitesinde kolayca gelişebilmektedir. Sünme olarak da adlandırılan ekmeklerde yapışkan bir yapı oluşturur.

Rope oluşumu genellikle ekmek, bazlama, simit, pide gibi unlu mamullerde rope oluşumunu tetikleyen başlıca faktörler, ekmeğin soğuma süresinin uzaması, 25 derecenin üzerinde muhafaza edilmesi, ürünün nem içeriği, pH oranı ve başlangıç spor sayısıdır.

Gıdalarda rope oluşumunun engellenmesi için işletmenin, kullanılan ekipmanın ve personelin temizliğine dikkat edilmeli, hamur suyuna sirke katma, hamuru soğuk yoğurma gibi önlemler alınabilir.

“Rope Sporu Sayımı” analizini; ekmek mayası, tahıl ve tahıl ürünlerinde gerçekleştirmekteyiz.

Gıdalarda “Rope Sporu Sayımı” için bize ulaşabilirsiniz.